"dickensian" en Turkish
Definición
Charles Dickens'in romanlarındaki gibi ortamlara veya tarza benzeyen, genellikle yoksulluk, zor yaşam koşulları ve eski moda detayları içeren şeyler için kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
Çoğunlukla edebi, eleştirel veya gazetecilikte geçer. 'Dickensian poverty' gibi ifadeler ile Viktorya dönemi İngilteresi'nin kalabalık, yoksul ve adaletsiz ortamı anlatılır. Günlük konuşmada sık kullanılmaz.
Ejemplos
The movie showed Dickensian streets full of poor families.
Filmde yoksul ailelerle dolu **Dickensvari** sokaklar gösteriliyordu.
Many people lived in Dickensian conditions during that time.
O dönemde pek çok insan **Dickensvari** şartlarda yaşıyordu.
The orphanage had a very Dickensian atmosphere.
Yetimhanede çok **Dickensvari** bir hava vardı.
His apartment was so cold and shabby, it felt almost Dickensian.
Dairesi o kadar soğuk ve döküktü ki neredeyse **Dickensvari** denilebilirdi.
The story has a Dickensian cast of colorful, struggling characters.
Hikayede renkli ve mücadele içindeki karakterlerden oluşan **Dickensvari** bir kadro var.
When people talk about Dickensian poverty, they usually mean extreme hardship and neglect.
İnsanlar **Dickensvari** yoksulluktan bahsettiğinde genellikle aşırı sefalet ve ihmal anlamına gelir.