"determining" en Turkish
Definición
Hesaplama, araştırma veya değerlendirme yoluyla bir şeyi ortaya çıkarmak ya da karar vermek.
Notas de Uso (Turkish)
Genellikle resmî veya teknik bağlamlarda kullanılır. 'determining factor', 'criteria', 'value', 'role' gibi ifadelerle birlikte görülür. Gündelik konuşmada 'karar vermek' veya 'öğrenmek' tercih edilir.
Ejemplos
She is determining the correct answer to the question.
O, sorunun doğru cevabını **belirliyor**.
Scientists are determining the cause of the disease.
Bilim insanları hastalığın sebebini **belirliyor**.
We are determining the best time to meet.
En iyi buluşma zamanını **belirliyoruz**.
Cost is often the determining factor in big decisions.
Büyük kararlarda maliyet genellikle **belirleyici** faktördür.
They're still determining whether they can approve your application.
Başvurunu onaylayıp onaylamayacaklarına hâlâ **karar veriyorlar**.
His attitude was a big part in determining the team's mood.
Onun tutumu, takımın havasını **belirlemede** önemli rol oynadı.