"destabilise" en Turkish
Definición
Bir şeyi daha az istikrarlı veya güvenli hale getirip genellikle sorun ya da karışıklık oluşturmak.
Notas de Uso (Turkish)
Daha çok siyasi, ekonomik veya sosyal konularda, resmi bir bağlamda kullanılır; küçük sorunlar için kullanılmaz.
Ejemplos
Protests can sometimes destabilise a government.
Protestolar bazen hükümeti **istikrarsızlaştırabilir**.
Strong winds can destabilise old buildings.
Şiddetli rüzgarlar eski binaları **istikrarsızlaştırabilir**.
Adding too many changes at once can destabilise a system.
Bir anda çok fazla değişiklik yapmak, sistemi **istikrarsızlaştırabilir**.
Rising prices could destabilise the whole economy if not controlled.
Fiyatların yükselmesi kontrol edilmezse tüm ekonomi **istikrarsızlaşabilir**.
Rumors like that can quickly destabilise a team’s trust.
Bu tür söylentiler bir takımın güvenini hızla **istikrarsızlaştırabilir**.
He tried to destabilise her confidence before the big match.
Büyük maçtan önce onun özgüvenini **istikrarsızlaştırmaya** çalıştı.