"desolation" en Turkish
Definición
Bir yerin tamamen boş, harap veya terk edilmiş olması ya da bir kişinin derin yalnızlık ve mutsuzluk hissetmesi durumu.
Notas de Uso (Turkish)
'Desolation' daha çok edebi veya şiirsel bir dille kullanılır; 'savaşın desolation' veya 'desolation duygusu' gibi. Sadece ayrılık anlamındaki 'isolation' ile karıştırılmamalı.
Ejemplos
After the fire, the town was left in desolation.
Yangından sonra kasaba **ıssızlık** içinde kaldı.
He felt great desolation when his friend moved away.
Arkadaşı taşınınca büyük bir **kimsesizlik** hissetti.
The movie showed the desolation of the desert.
Filmde çölün **ıssızlık** hali gösterildi.
She stared out the window at the silent desolation after the storm.
Fırtınadan sonra pencereden dışarıdaki sessiz **haraplık**a baktı.
There's a sense of desolation in the abandoned house that gives me chills.
Terkedeki evde beni ürperten bir **ıssızlık** hissi var.
He tried to hide his desolation behind a forced smile.
Zoraki bir gülümsemenin arkasına **kimsesizliğini** saklamaya çalıştı.