"deprave" en Turkish
Definición
Birini ya da bir şeyi ahlaken kötüleştirmek veya yozlaştırmak; genellikle zararlı bir etkiyle olur.
Notas de Uso (Turkish)
'Deprave' resmi ve edebi/ hukuki bir terimdir, günlük konuşmada nadiren kullanılır. 'Deprived' (yoksun) ve 'depraved' (ahlaken çökmüş) ile karıştırmayın.
Ejemplos
Bad company can deprave a young mind.
Kötü arkadaşlık bir gencin zihnini **ahlakını bozabilir**.
Some movies were accused of trying to deprave viewers.
Bazı filmler izleyicileri **ahlakını bozmakla** suçlandı.
Too much power can deprave a person's morals.
Çok fazla güç bir kişinin ahlakını **yozlaştırabilir**.
They worried the internet would deprave children.
İnternetin çocukları **ahlakını bozabileceğinden** endişe ettiler.
Some claim violent games deprave young people, but others disagree.
Bazıları şiddetli oyunların gençleri **ahlakını bozduğunu** iddia ediyor, başkaları ise katılmıyor.
The law was created to prevent material that could deprave or corrupt society.
Toplumu **yozlaştırabilecek** veya bozabilecek materyali önlemek için yasa çıkarıldı.