¡Escribe cualquier palabra!

"degraded" en Turkish

bozulmuşonuru kırılmış

Definición

Kalite, değer veya durumun kötüleşmiş hali; bir kişinin onur ya da itibarı kaybolmuş olması anlamına da gelir.

Notas de Uso (Turkish)

Genellikle çevresel zararlar ya da bir kişinin onur kaybı için resmi ortamlarda kullanılır. 'Downgraded' ile karıştırılmamalıdır; o genellikle seviyenin düşmesi anlamına gelir.

Ejemplos

The soil became degraded after years of farming.

Yıllar süren tarımdan sonra toprak **bozulmuş** hale geldi.

The forest is degraded because of pollution.

Orman, kirlilik nedeniyle **bozulmuş** durumda.

He felt degraded by the unfair treatment.

Haksız muameleden dolayı kendini tamamen **onuru kırılmış** hissetti.

After being ignored at the meeting, she walked out feeling totally degraded.

Toplantıda görmezden gelindikten sonra, tamamen **onuru kırılmış** şekilde dışarı çıktı.

Tourists complained about the degraded state of the beach.

Turistler, plajın **bozulmuş** durumundan şikayet etti.

Over the years, the once beautiful paintings have become badly degraded.

Yıllar boyunca bir zamanlar güzel olan tablolar fazlasıyla **bozulmuş**.