"deficit" en Turkish
Definición
Açık, özellikle para olmak üzere, bir şeyin gerekenden az olması durumudur; genellikle bütçe veya mali konularda kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
'Açık' çoğunlukla ekonomik, mali veya devletle ilgili konularda kullanılır (örneğin, 'bütçe açığı', 'ticaret açığı'). 'Borç' ile karıştırmayın; açık eksikliktir, borç ise ödenmesi gereken paradır.
Ejemplos
The government is trying to reduce its deficit.
Hükümet, **açığı** azaltmaya çalışıyor.
Their company ended the year with a large deficit.
Şirketleri yılı büyük bir **açık** ile kapattı.
A trade deficit means a country imports more than it exports.
Ticaret **açığı**, bir ülkenin ihracattan daha fazla ithalat yaptığı anlamına gelir.
We can't ignore the budget deficit any longer—it keeps growing every year.
Bütçe **açığını** daha fazla görmezden gelemeyiz—her yıl büyüyor.
After paying all the bills, we ended up with a small deficit this month.
Tüm faturalar ödendikten sonra, bu ay küçük bir **açık** ile bitirdik.
Running a deficit for too long can lead a company to bankruptcy.
Uzun süre **açık** verilirse bir şirket iflas edebilir.