¡Escribe cualquier palabra!

"deepen" en Turkish

derinleştirmek

Definición

Bir şeyin, fiziksel (örneğin bir çukur) veya soyut (örneğin anlayış, duygu) olarak daha derin hale gelmesi ya da daha derin yapmak.

Notas de Uso (Turkish)

Genellikle soyut kavramlarla kullanılır: 'ilişkiyi derinleştirmek', 'anlayışı derinleştirmek'. Hem gerçek hem de mecaz anlamda kullanılabilir.

Ejemplos

Heavy rain can deepen the river.

Yoğun yağmur nehri **derinleştirebilir**.

I want to deepen my understanding of science.

Bilim anlayışımı **derinleştirmek** istiyorum.

They tried to deepen the hole in the ground.

Yerdeki çukuru **derinleştirmeye** çalıştılar.

Traveling together really deepened our friendship.

Birlikte seyahat etmek gerçekten dostluğumuzu **derinleştirdi**.

This book deepens the mystery instead of solving it.

Bu kitap gizemi çözmekten ziyade onu **derinleştiriyor**.

Talking openly can deepen trust in a relationship.

Açıkça konuşmak ilişkide güveni **derinleştirebilir**.