¡Escribe cualquier palabra!

"dangling" en Turkish

sarkanyarım kalan

Definición

Gevşekçe asılı duran, tam olarak tutturulmamış nesne ya da yarım kalmış, tamamlanmamış bir durumu belirtir.

Notas de Uso (Turkish)

Fiziksel olarak bir şeyin sarkması için ya da 'dangling modifier' gibi gramerde eksik, belirsiz bırakılan konularda kullanılır.

Ejemplos

A dangling rope hung from the ceiling.

Tavandan bir **sarkan** ip sallanıyordu.

She noticed her earring was dangling.

Küpesinin **sarkan** olduğunu fark etti.

There was a dangling wire behind the TV.

Televizyonun arkasında **sarkan** bir kablo vardı.

I could see his legs dangling off the edge of the dock.

Onun bacaklarının iskele kenarından **sarktığını** görebiliyordum.

Be careful—there's a dangling modifier in your sentence.

Dikkat et—cümlemde bir **yarım kalan** tamlayıcı var.

The answer was left dangling at the end of the discussion.

Cevap tartışmanın sonunda **yarım kalan** olarak kaldı.