"curtailed" en Turkish
Definición
Bir şeyin kapsamı, miktarı veya süresi öncekine göre kısaltılmış veya azaltılmış.
Notas de Uso (Turkish)
Genellikle resmî ya da yazılı İngilizcede kullanılır; hizmetler, bütçeler ya da haklarda yapılan azalmalar için uygundur. Fiziksel nesneler için kullanılmaz.
Ejemplos
The city's budget was curtailed last year.
Şehrin bütçesi geçen yıl **azaltıldı**.
The event was curtailed due to rain.
Etkinlik yağmur nedeniyle **kısaltıldı**.
Travel options have been curtailed because of the pandemic.
Pandemi nedeniyle seyahat seçenekleri **azaltıldı**.
Our project timeline got curtailed after the new regulations.
Yeni düzenlemelerden sonra proje takvimimiz **kısaltıldı**.
My vacation was curtailed when I got sick.
Hastalanınca tatilim **kısaltıldı**.
Public services have been curtailed to save money.
Tasarruf için kamu hizmetleri **kısıtlanmıştı**.