"crudity" en Turkish
Definición
Bir şeyin kaba, gelişmemiş veya yeterince işlenmemiş olma durumu. Aynı zamanda ham ya da bitmemiş bir hali tanımlar.
Notas de Uso (Turkish)
Daha çok eleştirel veya resmi metinlerde görülür. Bir işin, eserin veya sözün yeterince özenli olmadığını gösterir.
Ejemplos
The crudity of the drawing showed it was made by a child.
Çizimin **kabalağı**, onun bir çocuk tarafından yapıldığını gösteriyordu.
His joke was criticized for its crudity.
Şakası, **kabalığı** nedeniyle eleştirildi.
There was a certain crudity in his first attempt at cooking.
Yemek yapmadaki ilk denemesinde belli bir **hamlık** vardı.
Some people were offended by the crudity of his language at the meeting.
Toplantıda kullandığı dilin **kabalığı**, bazı insanları rahatsız etti.
Despite the crudity of the early design, the product was successful.
Erken tasarımın **hamlığına** rağmen, ürün başarılı oldu.
He found a certain charm in the crudity of homemade furniture.
Ev yapımı mobilyadaki **kabalağı**nda bir çekicilik buldu.