"cram in" en Turkish
Definición
Sınırlı bir alana veya zamana mümkün olduğunca çok şey veya etkinlik sığdırmak, genellikle zorlukla.
Notas de Uso (Turkish)
Gündelik konuşmada kullanılır; aşırı dolu programlar, seyahatler veya fiziksel olarak bir yere çok şey sığdırmak için kullanılır. 'cram for' (hızlıca çalışmak) ile karıştırmayın. Genelde zor ya da fazla dolu durumlarda olur.
Ejemplos
We tried to cram in as many sights as possible on our trip.
Gezimizde mümkün olduğunca çok yeri **sıkıştırmaya** çalıştık.
Can we cram in one more person at the table?
Masaya bir kişi daha **sıkıştırabilir** miyiz?
I managed to cram in lunch between meetings.
Toplantılar arasında yemeği **sıkıştırmayı** başardım.
There's no way we can cram in another appointment today.
Bugün başka bir randevuyu **sıkıştıramayız**.
He always tries to cram in too much during the holidays.
Tatillerde hep fazlasıyla çok şey **tıkıştırmaya** çalışır.
If we leave now, maybe we can cram in a quick coffee before the movie.
Şimdi çıkarsak filmden önce hızlı bir kahve **sıkıştırabiliriz**.