"cradled" en Turkish
Definición
Bir şeyi nazikçe ve koruyucu bir şekilde kucakta ya da ellerde tutmak. Genellikle bebek veya hassas nesneler için kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
Genellikle duygusal ve nazik durumlarda kullanılır—örneğin, 'cradling a baby' gibi. 'Hold' ya da 'carry'ye göre daha edebi ve resmidir.
Ejemplos
She cradled the sleeping baby in her arms.
O, uyuyan bebeği kollarında **kucakladı**.
He cradled the phone while talking.
O, konuşurken telefonu **nazikçe tuttu**.
The cat was cradled by the child.
Kedi çocuk tarafından **kucaklandı**.
She gently cradled his head after he got hurt.
O, yaralandıktan sonra başını nazikçe **kucakladı**.
He cradled the fragile vase so it wouldn't break.
O, kırılmasın diye narin vazoyu **nazikçe tuttu**.
The mountains seemed to be cradled by the mist at sunrise.
Dağlar, güneş doğarken sis tarafından **kucaklanmış gibi görünüyordu**.