"correlate with" en Turkish
Definición
İki şey arasında karşılıklı bir ilişki ya da bağlantı olduğunda kullanılır; birinin değişimi diğerini de etkiler.
Notas de Uso (Turkish)
Akademik ve bilimsel bağlamlarda veri veya olaylar arasındaki bağlantıdan söz edilirken kullanılır; 'sebep' ile karıştırılmamalı. 'X correlates with Y' şeklinde sıkça geçer.
Ejemplos
Good grades often correlate with regular study habits.
İyi notlar genellikle düzenli çalışma alışkanlıkları ile **korelasyon gösterir**.
Height does not always correlate with age in children.
Çocuklarda boy her zaman yaş ile **ilişkili olmaz**.
Job satisfaction can correlate with a positive work environment.
İş memnuniyeti, olumlu bir iş ortamı ile **ilişkili olabilir**.
Researchers found that eating breakfast regularly correlates with better concentration at school.
Araştırmacılar, düzenli olarak kahvaltı yapmanın okulda daha iyi odaklanma ile **ilişkili olduğunu** buldu.
Does watching more TV always correlate with less physical activity?
Daha fazla TV izlemek her zaman daha az fiziksel aktivite ile **ilişkili midir?**
High stress levels often correlate with poor sleep quality.
Yüksek stres düzeyleri genellikle kötü uyku kalitesi ile **ilişkilidir**.