"contrast with" en Turkish
Definición
Bir şeyin başka bir şeyden farklılığını belirgin şekilde göstermek ya da vurgulamak.
Notas de Uso (Turkish)
"contrast A with B" yapısı resmi ve akademik yazılarda sıkça kullanılır; sadece farklılıkları vurgular, benzerlikleri kapsamaz ('compare'den farklıdır).
Ejemplos
The red dress contrasts with the blue sky.
Kırmızı elbise, mavi gökyüzüyle **zıtlık oluşturuyor**.
Winter contrasts with summer in many ways.
Kış, pek çok yönden yaz ile **tezat oluşturur**.
Her shy personality contrasts with his outgoing nature.
Onun utangaç kişiliği, onun dışa dönük yapısıyla **zıtlık oluşturuyor**.
His casual clothes really contrast with the formal event.
Onun gündelik kıyafetleri gerçekten resmi etkinlikle **tezat oluşturuyor**.
It’s interesting to contrast with what we did last year.
Geçen yıl yaptıklarımızla **tezat oluşturmak** ilginç.
The soft music contrasts with the noisy crowd outside.
Yumuşak müzik dışarıdaki gürültülü kalabalıkla **tezat oluşturuyor**.