"contradicting" en Turkish
Definición
Bir ifadenin veya davranışın başka bir ifade ya da davranışla çeliştiğini ya da ona uymadığını söylemek veya göstermek. Ayrıca birinin söylediklerini reddetmek anlamına gelir.
Notas de Uso (Turkish)
'contradicting yourself' kendi kendine çelişmek demektir. 'contradicting evidence' ise çelişkili kanıtlar anlamında kullanılır. Daha çok tartışma veya resmi bağlamlarda geçer. 'Arguing' (tartışmak) ile karıştırmayın; bu sözcük mutlaka karşıtlık belirtmez.
Ejemplos
He is contradicting what he said yesterday.
O, dün söylediğiyle **çelişiyor**.
Stop contradicting your teacher in class.
Ders sırasında öğretmenine **karşı çıkmayı** bırak.
Evidence is contradicting his story.
Kanıtlar, onun hikâyesiyle **çelişiyor**.
She keeps contradicting herself without noticing.
O, farkına varmadan sürekli **kendisiyle çelişiyor**.
Are you contradicting me right now?
Şu anda bana **karşı mı çıkıyorsun**?
The witness kept contradicting the other testimonies.
Tanık, sürekli diğer ifadelerle **çelişti**.