¡Escribe cualquier palabra!

"contagion" en Korean

전염감염(확산)

Definición

Bir hastalığın, duygu veya düşüncenin bir kişiden veya şeyden başkasına yayılmasıdır. Genellikle tıbbi anlamda kullanılır, ancak duygusal ya da finansal yayılma için de geçerlidir.

Notas de Uso (Korean)

Resmî ve bilimsel ortamlarda daha sık kullanılır. Tekil vaka için değil, yayılma olgusu için; 'social contagion', 'financial contagion' gibi kombinasyonlarla kullanılır.

Ejemplos

Contagion between people can cause illness to spread quickly.

İnsanlar arasındaki **bulaşma** hastalığın hızla yayılmasına neden olabilir.

Doctors are working to prevent the contagion of the virus.

Doktorlar, virüsün **bulaşmasını** önlemeye çalışıyorlar.

Fear can spread like a contagion through a community.

Korku, toplum içinde bir **bulaşma** gibi yayılabilir.

After the report, financial contagion hit markets across Asia.

Raporun ardından finansal **bulaşma** Asya piyasalarını etkiledi.

Laughter is a kind of contagion—one person laughs, and soon everyone joins in.

Gülmek de bir çeşit **bulaşma**dır; bir kişi güler, ardından herkes güler.

The doctor explained how emotional contagion can affect our mood without us noticing.

Doktor, duygusal **bulaşmanın** biz fark etmeden ruh halimize etki edebileceğini açıkladı.