"consulate" en Turkish
Definición
Konsolosluk, bir konsolosun çalıştığı ve kendi ülkesini yabancı bir şehirde temsil ettiği ofistir; vatandaşlara yardım ve resmi işlemlerle ilgilenir.
Notas de Uso (Turkish)
Resmi ve diplomatik ortamlarda kullanılır. 'Elçilik'ten farklıdır; konsolosluk vatandaş hizmetlerine odaklanır.
Ejemplos
I went to the consulate to renew my passport.
Pasaportumu yenilemek için **konsolosluğa** gittim.
The American consulate is in the city center.
Amerikan **konsolosluğu** şehir merkezindedir.
You need to contact the consulate for a visa appointment.
Vize randevusu için **konsolosluk** ile iletişime geçmelisiniz.
After losing my wallet, I had to spend hours at the consulate.
Cüzdanımı kaybettikten sonra saatlerce **konsoloslukta** kalmak zorunda kaldım.
They're hiring new staff at the French consulate next month.
Gelecek ay Fransız **konsolosluğunda** yeni personel alacaklar.
People often confuse an embassy with a consulate, but they're not the same.
İnsanlar elçilik ile **konsolosluğu** sıkça karıştırır ama aynı şey değildir.