"constricted" en Turkish
Definición
Bir şeyin daralmış, sıkışmış veya sıkıca kapatılmış olduğu durum; hem fiziksel hem de duygusal gerginlik anlamında kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
Daha çok tıbbi terimelerde (‘daralmış damarlar’) ve mecazi olarak (‘daralmış ses’) kullanılır. Resmidir, günlük konuşmada pek kullanılmaz. ‘Kısıtlı’ veya ‘sıkı’ ile karıştırmayın.
Ejemplos
Her throat felt constricted when she was nervous.
Sinirlendiğinde boğazı **daralmış** hissediyordu.
The snake's body was constricted around its prey.
Yılanın bedeni avının etrafında **sıkışmıştı**.
The blood vessels became constricted due to the cold weather.
Soğuk havadan dolayı kan damarları **daralmıştı**.
My chest felt constricted after hearing the bad news.
Kötü haberi duyunca göğsüm **daralmış** hissetti.
The road is constricted due to construction, so expect delays.
Yol inşaat nedeniyle **daralmış**, gecikmeler bekleyin.
She spoke in a constricted whisper, barely making a sound.
Neredeyse hiç ses çıkarmadan **daralmış** fısıltıyla konuştu.