¡Escribe cualquier palabra!

"constrained" en Turkish

kısıtlanmışzorlanmış

Definición

Bir kişi ya da şey kısıtlanmışsa, belirli sınırlar içinde kalmaya zorlanır ya da hareketleri rahat ve doğal değildir.

Notas de Uso (Turkish)

'constrained by' genellikle dışsal nedenlerle kısıtlanmayı anlatır. 'feel constrained' kişisel hislerde baskı ya da rahatsızlık ifade eder; 'restrained'den farklı olarak, dış baskı ve sınırlamayı öne çıkarır.

Ejemplos

Her movements were constrained by the tight dress.

Onun hareketleri dar elbise tarafından **kısıtlanmıştı**.

We feel constrained by lack of time.

Zaman eksikliğinden dolayı **kısıtlanmış** hissediyoruz.

His answers sounded constrained and unnatural.

Cevapları **kısıtlanmış** ve yapay geliyordu.

Many artists feel constrained by traditional rules.

Birçok sanatçı, geleneksel kurallar tarafından **kısıtlandığını** hissediyor.

Sometimes I feel constrained in big group meetings.

Bazen büyük grup toplantılarında **sıkışmış** hissediyorum.

The discussion became constrained by time limits, so we had to finish quickly.

Tartışma, zaman sınırlamalarından dolayı **kısıtlandı** ve hızlıca bitirmek zorunda kaldık.