¡Escribe cualquier palabra!

"consolidate" en Turkish

birleştirmeksağlamlaştırmak

Definición

Bir şeyi daha güçlü veya sağlam hale getirmek ya da birkaç şeyi bir araya getirip tek bir bütün yapmak.

Notas de Uso (Turkish)

Daha çok iş ya da resmi bağlamlarda kullanılır, örneğin: 'consolidate power' (gücü sağlamlaştırmak), 'consolidate debt' (borçları birleştirmek). Günlük konuşmada çok yaygın değildir.

Ejemplos

They're hoping to consolidate their position in the market this year.

Bu yıl piyasadaki konumlarını **sağlamlaştırmayı** umuyorlar.

We need to consolidate our resources to work better.

Daha iyi çalışmak için kaynaklarımızı **birleştirmemiz** gerekiyor.

The companies decided to consolidate their offices.

Şirketler, ofislerini **birleştirmeye** karar verdi.

This exercise will help you consolidate your knowledge.

Bu egzersiz, bilginizi **sağlamlaştırmanıza** yardımcı olacak.

He took out a loan to consolidate all his debts into one payment.

Tüm borçlarını tek bir ödemede **birleştirmek** için kredi çekti.

After the merger, the team needed time to consolidate their new approach.

Birleşmeden sonra, ekibin yeni yaklaşımını **sağlamlaştırmak** için zamana ihtiyacı vardı.