"consequent" en Turkish
Definición
Başka bir olayın sonucu olarak ortaya çıkan durum veya değişiklik.
Notas de Uso (Turkish)
"Consequent" daha çok resmi veya akademik yazılarda kullanılır; günlük konuşmada nadirdir. 'consequent effects', 'consequent changes' gibi ifadelerle görülür. "Consequential" (önemli) ile karıştırılmamalıdır.
Ejemplos
The heavy rain and the consequent flooding caused damage.
Şiddetli yağmur ve **sonuç olarak ortaya çıkan** sel zarara yol açtı.
High temperatures led to consequent power outages.
Yüksek sıcaklıklar **sonuç olarak ortaya çıkan** elektrik kesintilerine yol açtı.
The factory closed, with consequent loss of jobs.
Fabrika kapandı ve **sonuç olarak ortaya çıkan** iş kaybı yaşandı.
There was a fire and the consequent evacuation took hours.
Yangın oldu ve **ardından gelen** tahliye saatler sürdü.
Economic downturns often result in consequent changes in the job market.
Ekonomik durgunluklar genellikle iş piyasasında **sonuç olarak ortaya çıkan** değişikliklere neden olur.
She forgot her umbrella, with the consequent result that she got soaked.
Şemsiyesini unuttu ve **sonucunda** sırılsıklam oldu.