"conjurer" en Turkish
Definición
Gösteri amacıyla gözbağcılık veya illüzyon yapan kişi; bazen gerçek büyü yapabilen kişi için de kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
'Hokkabaz' daha yaygın; 'büyücü' ise doğaüstü anlamda kullanılır. 'Conjurer' edebi bir havası olan bir kelimedir.
Ejemplos
The conjurer amazed the children with card tricks.
**Hokkabaz** kart numaralarıyla çocukları şaşırttı.
She wants to become a famous conjurer on TV.
Televizyonda ünlü bir **hokkabaz** olmak istiyor.
The audience clapped for the conjurer after the show.
Gösteriden sonra seyirciler **hokkabaz**ı alkışladı.
Some say the old man in the forest is a real conjurer who can curse or heal.
Bazıları ormandaki yaşlı adamın gerçek bir **büyücü** olduğunu, lanetleyip iyileştirebildiğini söylüyor.
The conjurer pulled a rabbit out of his hat, and the crowd went wild.
**Hokkabaz** şapkasından bir tavşan çıkartınca, kalabalık çok heyecanlandı.
People were skeptical at first, but the conjurer's illusions looked incredibly real.
İlk başta insanlar şüpheliydi ama **hokkabaz**ın illüzyonları inanılmaz derecede gerçekçi görünüyordu.