"cohabit with" en Turkish
Definición
Bir başkasıyla birlikte yaşamak, genellikle romantik bir ilişki içinde ve çoğunlukla evli olmadan. Bazen sadece ev paylaşmak anlamında da kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
Biraz resmi veya hukuki bir ifadedir; genellikle akademik veya resmi metinlerde çıkar. 'ile' ile birlikte kullanılır: 'partneriyle birlikte yaşamak'. Genelde uzun süreli (romantik) birlikte yaşamı ifade eder. Sıradan ev arkadaşları için nadiren kullanılır.
Ejemplos
They decided to cohabit with each other before getting married.
Evlilikten önce birbirleriyle **birlikte yaşamaya** karar verdiler.
Do you think it’s okay to cohabit with a partner?
Sence bir partnerle **birlikte yaşamak** uygun mu?
Emma had to learn how to cohabit with her new roommate.
Emma yeni oda arkadaşıyla **birlikte yaşamayı** öğrenmek zorunda kaldı.
My parents weren’t thrilled when I said I’d cohabit with my boyfriend.
Erkek arkadaşımla **birlikte yaşayacağımı** söylediğimde ailem pek memnun olmadı.
It’s not easy to cohabit with someone who has very different habits.
Çok farklı alışkanlıkları olan biriyle **birlikte yaşamak** kolay değil.
In some countries, it’s common to cohabit with friends to save on rent.
Bazı ülkelerde kira tasarrufu için arkadaşlarla **birlikte yaşamak** yaygındır.