"coexisting" en Turkish
Definición
Farklı şeylerin aynı yerde veya zamanda bir arada yaşaması ya da bulunması.
Notas de Uso (Turkish)
Çoğunlukla kültürler, hayvan türleri veya fikirlerin birlikte ve çatışmasız şekilde yaşaması için kullanılır. Günlük dilde fazla geçmez; daha çok akademik veya bilimsel bir kavramdır. Örneğin: 'birlikte var olan türler', 'birlikte var olan kültürler'.
Ejemplos
Two different types of birds are coexisting in the same tree.
İki farklı kuş türü aynı ağaçta **birlikte var oluyor**.
People from several cultures are coexisting in the city.
Birçok kültürden insanlar şehirde **birlikte var oluyor**.
The old and new buildings are coexisting side by side.
Eski ve yeni binalar yan yana **birlikte var oluyor**.
Different opinions have been coexisting in this group for years without trouble.
Farklı görüşler bu grupta yıllardır sorun yaşamadan **birlikte var oluyor**.
Wild animals and city life are often coexisting, sometimes in surprising ways.
Vahşi hayvanlar ve şehir hayatı çoğu zaman **birlikte var olur**, bazen de şaşırtıcı şekillerde.
Technology and tradition seem to be coexisting, shaping how we live.
Teknoloji ve gelenek **birlikte var oluyor** ve yaşam tarzımızı şekillendiriyor gibi görünüyor.