"coaxed" en Turkish
Definición
Birini kibar ve nazik sözlerle ikna etmek; zorlama veya baskı yerine sabır göstererek razı etmek.
Notas de Uso (Turkish)
İkna etmekten daha yumuşak, sabır ve naziklik gerektirir. Özellikle isteksiz, çekingen veya çocuk gibi kişilerin gönlü alınırken sıkça kullanılır. 'coaxed into', 'coaxed out of' gibi yapılarla birlikte kullanılabilir.
Ejemplos
She coaxed the cat out from under the bed.
O, kediyi yatağın altından **nazikçe ikna etti**.
He coaxed his little brother to eat his vegetables.
Küçük kardeşine sebzeleri yemesi için **tatlı dille kandırdı**.
The teacher coaxed a shy answer from the student.
Öğretmen, öğrenciden utangaç bir cevap **nazikçe aldı**.
After much pleading, she finally coaxed him into going to the party.
Çok ısrar ettikten sonra, sonunda onu partiye gitmeye **nazikçe ikna etti**.
He coaxed a smile out of the grumpy old man.
Huysuz yaşlı adamdan bir gülümseme **nazikçe aldı**.
With a bit of chocolate, Mom coaxed the child into taking his medicine.
Biraz çikolata ile anne, çocuğa ilaç içirmeyi **nazikçe sağladı**.