¡Escribe cualquier palabra!

"caveat" en Turkish

uyarıçekinceşart

Definición

Bir şeyi kabul etmeden veya harekete geçmeden önce dikkate alınması gereken uyarı, şart veya kısıtlama.

Notas de Uso (Turkish)

Daha çok resmi, hukuki, iş veya akademik ortamlarda kullanılır. 'caveat emptor', 'with the caveat that...' gibi kalıplarda sıkça görülür. Genelde ardından bir açıklama gelir.

Ejemplos

He agreed to help, but added a caveat.

Yardım etmeyi kabul etti, ancak bir **uyarı** ekledi.

There is one important caveat to this rule.

Bu kuralın önemli bir **çekincesi** var.

Before you sign, listen to this caveat.

İmzalamadan önce, bu **uyarı**ya kulak ver.

She loves traveling, with the caveat that she never goes alone.

Seyahat etmeyi sever, fakat **şart**ı yalnız asla gitmemesidir.

My only caveat is that we finish by six o'clock.

Tek **çekincem** altıya kadar bitirmemiz.

You can use the software for free, but there's a caveat: it only works on Windows.

Yazılımı ücretsiz kullanabilirsin, fakat bir **uyarı** var: sadece Windows'ta çalışıyor.