"bugaboo" en Turkish
Definición
Genellikle mantıksız bir şekilde korku veya endişeye neden olan şey, bazen de hayali bir korku kaynağıdır.
Notas de Uso (Turkish)
Kullanımı eski moda veya edebi bir hava taşır; çocukça, mantıksız veya abartılı korkuları anlatırken tercih edilir.
Ejemplos
Children sometimes think a bugaboo lives under the bed.
Çocuklar bazen yatağın altında bir **korkuluk** yaşadığını düşünür.
The dark used to be my biggest bugaboo when I was little.
Küçükken en büyük **hayali korkum** karanlıktı.
For some people, public speaking is a real bugaboo.
Bazı insanlar için topluluk önünde konuşmak gerçek bir **korkuluk**tur.
Don't let that old bugaboo stop you from trying something new.
O eski **hayali korku**nun seni yeni bir şey denemekten alıkoymasına izin verme.
For years, inflation has been a political bugaboo in this country.
Yıllardır enflasyon bu ülkede siyasi bir **korku kaynağı** oldu.
My little brother’s latest bugaboo is monsters in the closet.
Küçük kardeşimin son **hayali korkusu** dolaptaki canavarlar.