"bucketful" en Turkish
Definición
Bir kovayı tamamen dolduran miktar. Genellikle sıvılar veya kum gibi küçük şeyler için kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
Gündelik konuşmada sıkça kullanılır, çoğunlukla 'bir kova dolusu su/ kum' gibi. Bazen mecazi olarak, 'bir kova dolusu kahkaha' şeklinde de geçebilir.
Ejemplos
He carried a bucketful of water from the well.
Kuyudan bir **kova dolusu** su getirdi.
She poured a bucketful of sand into the box.
Kutuya bir **kova dolusu** kum döktü.
A single bucketful is enough for the plants.
Bir **kova dolusu** bitkiler için yeterli.
They brought back bucketfuls of apples from the orchard.
Bahçeden **kovalar dolusu** elma getirdiler.
After the party, we had bucketfuls of trash to clean up.
Partiden sonra **kovalar dolusu** çöpü temizlemek zorundaydık.
Kids love splashing each other with a bucketful at the beach.
Çocuklar sahilde birbirlerine **bir kova dolusu** su sıçratmayı çok severler.