¡Escribe cualquier palabra!

"brinks" en Korean

가장자리경계

Definición

Birden fazla şeyin kenarı veya sınırı. Ayrıca önemli bir olayın eşiğindeki durumları da ifade edebilir.

Notas de Uso (Korean)

Günlük konuşmalarda nadiren kullanılır; daha çok edebi veya resmi metinlerde geçer. 'On the brink of' ifadesinin Türkçesi daha sıktır.

Ejemplos

The explorers stood on the brinks of the canyon.

Kaşifler kanyonun **kenarlarında** durdu.

The flowers grew along the brinks of the river.

Çiçekler nehrin **kenarlarında** büyüdü.

We avoided walking near the brinks of the cliffs.

Uçurumun **kenarlarına** yakın yürümekten kaçındık.

These two countries have stood on the brinks of war for years.

Bu iki ülke yıllardır savaşın **eşiğinde** duruyor.

He felt like he was living on the brinks of disaster all the time.

Kendini sürekli felaketin **eşiğinde** yaşıyor gibi hissetti.

Cities on the brinks of rivers often face flooding.

Nehir **kenarında** bulunan şehirler sık sık sel yaşar.