"bring forth" en Turkish
Definición
Bir şeyin ortaya çıkmasına, üretilmesine ya da sunulmasına neden olmak; aynı zamanda doğum yapmak anlamında da kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
Günlük konuşmada nadiren, daha çok resmi ve edebi ifadelerde kullanılır. 'Ortaya çıkarmak' fikir ya da olaylar için, 'doğurmak' çocuk için kullanılır.
Ejemplos
The garden will bring forth many flowers in the spring.
Bahar aylarında bahçe birçok çiçeği **ortaya çıkaracak**.
She hopes her speech will bring forth new ideas.
Konuşmasının yeni fikirleri **ortaya çıkaracağını** umuyor.
The queen will soon bring forth an heir to the throne.
Kraliçe yakında tahta bir varis **doğuracak**.
That law brought forth a lot of public debate.
O yasa çokça kamuoyu tartışması **ortaya çıkardı**.
Can you bring forth some examples to explain your point?
Görüşünü açıklamak için birkaç örnek **getirebilir** misin?
The artist's new work brought forth emotions I didn't expect.
Sanatçının yeni eseri, beklemediğim duyguları **ortaya çıkardı**.