"break the deadlock" en Turkish
Definición
Taraflar anlaşamadığında veya bir konuda ilerleme durduğunda, durumu çözüme ulaştırmak demektir.
Notas de Uso (Turkish)
Genellikle resmi müzakereler, siyaset veya anlaşmazlıklarda kullanılır. 'Çıkmazı aşmak' ifadesi uzun süren çözümsüzlükleri sonlandırmak için kullanılır.
Ejemplos
Both sides want to break the deadlock and reach an agreement.
Her iki taraf da **çıkmazı aşmak** ve bir uzlaşmaya varmak istiyor.
The new proposal may break the deadlock in the talks.
Yeni öneri, görüşmelerdeki **çıkmazı aşabilir**.
They hope that an outside mediator can break the deadlock.
Dışarıdan bir arabulucunun **çıkmazı aşabileceğini** umuyorlar.
After hours of arguing, someone finally suggested a way to break the deadlock.
Saatlerce tartıştıktan sonra, sonunda birisi **çıkmazı aşmanın** bir yolunu önerdi.
It took a fresh perspective to break the deadlock that had lasted for weeks.
Haftalarca süren **çıkmazı aşmak** için taze bir bakış açısı gerekiyordu.
Sometimes, a simple compromise is all it takes to break the deadlock.
Bazen, **çıkmazı aşmak** için basit bir uzlaşma yeterlidir.