"braveness" en Turkish
Definición
Tehlike, korku veya zorluklara karşı cesurca davranma niteliği.
Notas de Uso (Turkish)
Günlük dilde 'bravery' daha yaygındır; 'braveness' daha çok resmi ya da tanımlayıcı anlatımlarda görülür. Küçük riskler için kullanılmaz.
Ejemplos
Her braveness inspired everyone during the fire.
Yangındaki **cesareti** herkesin ilham kaynağı oldu.
The soldier showed great braveness on the battlefield.
Asker savaş alanında büyük **cesaret** gösterdi.
We admired his braveness in telling the truth.
Doğruyu söylediği için onun **cesaretine** hayran kaldık.
It took a lot of braveness for her to move to a new country alone.
Tek başına yeni bir ülkeye taşınmak onun için büyük bir **cesaret** gerektirdi.
I've always admired the braveness it takes to speak out against injustice.
Adaletsizliğe karşı konuşmak için gereken **cesarete** her zaman hayran olmuşumdur.
There was a kind of quiet braveness in the way he faced his illness.
Hastalığıyla yüzleşme şekli bir çeşit sessiz **cesaret** barındırıyordu.