"bouton" en Turkish
Definición
Bir şeyi kontrol etmek için basılan küçük nesne; aynı zamanda ciltte çıkan küçük kabarıklık veya sivilce anlamına da gelir.
Notas de Uso (Turkish)
'Düğme' genellikle elektronik ya da giysi için; 'sivilce' ise ciltteki kabarcık için kullanılır. İngilizcede 'button', cilt için kullanılmaz.
Ejemplos
Please press the bouton to open the door.
Kapıyı açmak için lütfen **düğmeye** basın.
My shirt is missing a bouton.
Gömleğimde bir **düğme** eksik.
She has a bouton on her cheek.
Onun yanağında bir **sivilce** var.
I accidentally clicked the wrong bouton on the website.
Web sitesinde yanlış **düğmeye** tıkladım.
That acne cream really made my boutons disappear.
O sivilce kremi, **sivilcelerimin** kaybolmasını sağladı.
Don’t forget to do up all the boutons before you leave.
Çıkmadan önce tüm **düğmeleri** iliklemeyi unutma.