"borrow trouble" en Turkish
Definición
Daha meydana gelmemiş sorunlar için gereksiz yere kaygılanmak; belki hiç olmayacak dertleri kendine problem etmek.
Notas de Uso (Turkish)
Gayriresmî bir deyim; genellikle gereksiz kaygıdan kaçınmak için nasihat olarak kullanılır. 'Don't borrow trouble' gibi kalıplarla çok görülür.
Ejemplos
Don't borrow trouble before anything actually happens.
Daha hiçbir şey olmadan **gereksiz endişe etme**.
You're just borrowing trouble by thinking about what could go wrong.
Yanlış gidebilecek şeyleri düşünerek sadece **kendi kendine dert açıyorsun**.
Try not to borrow trouble by worrying about tomorrow.
Yarın hakkında kaygılanıp **gereksiz endişeye kapılma**.
If you keep imagining every possible problem, you're just borrowing trouble.
Her ihtimali düşünürsen sadece **gereksiz endişe duymuş olursun**.
"Stop borrowing trouble, it'll ruin your mood," he told me.
"**Gereksiz endişe duyma**, moralin bozulur" dedi bana.
She tends to borrow trouble when she doesn't have enough to do.
Fazla işi olmadığında **kendi kendine dert açmaya meyilli**.