"bolus" en Turkish
Definición
Bolus; çiğnenmiş ve yutulmaya hazır küçük, yuvarlak bir gıda parçası veya tıbbi olarak tek seferde verilen büyük bir ilaç dozu anlamına gelir.
Notas de Uso (Turkish)
'Bolus' tıbbi ve bilimsel alanlarda yaygındır; gündelik konuşmada nadir kullanılır. Tıbben hızlı ilaç verilmesini tanımlar. 'Top' veya 'yumru' sözcükleriyle karıştırmayın.
Ejemplos
After chewing, the food becomes a bolus ready to swallow.
Çiğnedikten sonra, yiyecek yutmaya hazır bir **bolus** haline gelir.
The nurse gave the patient a bolus of medicine.
Hemşire hastaya bir doz **bolus** ilaç verdi.
Swallow the bolus carefully to avoid choking.
Boğulmayı önlemek için **bolus**'u dikkatli yutun.
The doctor ordered a saline bolus to treat her dehydration.
Doktor, kuruluğunu tedavi etmek için salin **bolus**u verdi.
She accidentally coughed out the food bolus while laughing.
Kahkaha atarken yemek **bolus**unu yanlışlıkla öksürdü.
In emergencies, a glucose bolus can quickly raise blood sugar levels.
Acil durumlarda, glikoz **bolus**u kan şekerini hızlıca artırabilir.