"blunted" en Turkish
Definición
Daha önce keskin veya güçlü olan bir şeyin artık o kadar keskin ya da güçlü olmaması durumu. Bıçak, duygu veya etki için kullanılabilir.
Notas de Uso (Turkish)
Fiziksel nesneler için (‘körelmiş bıçak’) ve duygu/algı için (‘duyguları azalmış’) kullanılır, insanlar için nadiren kullanılır. Duygusal anlamda kullanıldığında daha resmi/klinik olabilir.
Ejemplos
The old knife was blunted after years of use.
Eski bıçak yıllar süren kullanımdan sonra **körelmiş**ti.
Her feelings were blunted by medication.
İlaç nedeniyle duyguları **azalmıştı**.
The storm's force was blunted by the trees.
Ağaçlar fırtınanın etkisini **azaltmıştı**.
His enthusiasm has really blunted over time.
Zamanla heyecanı gerçekten **azaldı**.
After the surgery, she noticed a blunted sense of taste.
Ameliyattan sonra tat alma duyusunun **azaldığını** fark etti.
Years of criticism have blunted his confidence.
Yıllarca süren eleştiriler özgüvenini **azalttı**.