"blow on" en Turkish
Definición
Ağzınızdan çıkan hava akımı ile bir şeyin üzerine üflemek; genellikle soğutmak ya da hafifçe hareket ettirmek için yapılır.
Notas de Uso (Turkish)
Daha çok sıcak yiyecekler veya küçük nesnelerden bahsederken kullanılır. 'blow up' (patlatmak) ya da 'blow out' (söndürmek) ile karıştırmayın.
Ejemplos
Please blow on your soup before eating it.
Lütfen yemeden önce çorbanıza **üfleyin**.
I saw her blow on the candles to make them flicker.
Onun mumları titretmek için **üflediğini** gördüm.
You can blow on the puzzle piece to move it closer.
Yapboz parçasını yakına getirmek için **üfleyebilirsin**.
I always blow on my coffee so I don't burn my tongue.
Dilimi yakmamak için kahveme her zaman **üflerim**.
If you blow on the dice, maybe you'll get lucky.
Zarlarına **üflersen** belki şansın döner.
The wind was so gentle, it felt like someone blew on my face.
Rüzgar o kadar hafifti ki biri yüzüme **üflemiş** gibi hissettim.