"bleeding edge" en Turkish
Definición
Henüz tam olarak test edilmemiş, çok yeni ve gelişmiş teknoloji ya da fikir anlamına gelir.
Notas de Uso (Turkish)
En çok iş ve teknoloji alanında, gayriresmî olarak kullanılır. 'Cutting edge'den daha fazla risk ve kararsızlığı ima eder. 'technology', 'innovation', 'solutions' ile birlikte anılır. 'Leading edge' ile karıştırmayın; o daha istikrarlıdır.
Ejemplos
Our company develops bleeding edge software.
Şirketimiz **en yeni** yazılımlar geliştiriyor.
This phone uses bleeding edge technology.
Bu telefon **en yeni** teknolojiyi kullanıyor.
Working with bleeding edge tools can be risky.
**En yeni** araçlarla çalışmak riskli olabilir.
We're investing in some bleeding edge startups this year.
Bu yıl bazı **en yeni** girişimlere yatırım yapıyoruz.
Adopting bleeding edge solutions can help a business stand out, but it’s not for everyone.
**En yeni** çözümleri benimsemek işletmeyi öne çıkarabilir, ama herkes için uygun değildir.
They always want to be on the bleeding edge of innovation, even if it means extra cost.
Her zaman yenilikte **en yeni** olmak isterler, ekstra maliyet olsa da.