"bilious" en Turkish
Definición
Çok kolay sinirlenen kişileri ya da hasta gibi görünüp kendini kötü hissedenleri tanımlar. Sarı-yeşil gibi rahatsız edici renkler için de kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
Resmi veya edebi bir kelimedir; çok kuvvetli olumsuzluk ve hasta hali için kullanılır, hafif sinir veya rahatsızlıklar için tercih edilmez.
Ejemplos
He gave me a bilious look and left the room.
Bana **öfkeli** bir bakış attı ve odadan çıktı.
After eating too much cake, she felt bilious all afternoon.
Çok fazla pasta yedikten sonra, tüm öğleden sonra **hasta gibi** hissetti.
The walls were painted a bilious shade of green.
Duvarlar **safra rengi** yeşile boyanmıştı.
He's in a bilious mood today—better leave him alone.
Bugün **öfkeli** bir ruh halinde—onu yalnız bırakmak daha iyi.
The comedian described airline food as "that bilious mystery substance."
Komedyen, havayolu yemeklerini 'o **safra rengi** gizemli madde' olarak tanımladı.
You don’t have to use such bilious language when you’re upset.
Sinirlendiğinde bu kadar **öfkeli** bir dil kullanmak zorunda değilsin.