"besieged" en Turkish
Definición
Kuşatılmış; düşmanlar veya zorluklar tarafından çevrilmiş olma durumunu ifade eder. Şehirler veya baskı altında hisseden kişiler için de kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
Sıklıkla savaş sırasında şehirler, liderler veya askerler için kullanılır; günlük hayatta baskı altında hisseden kişiler için de rahatça kullanılabilir.
Ejemplos
The besieged city was running out of food.
**Kuşatılmış** şehirde yiyecek tükenmek üzereydi.
The besieged soldiers refused to surrender.
**Kuşatılmış** askerler teslim olmayı reddetti.
The leader helped her besieged community.
Lider, **kuşatılmış** topluluğuna yardım etti.
After hours of calls, he felt completely besieged at work.
Saatlerce telefonlardan sonra, işte tamamen **baskı altında** hissetti.
The besieged fortress finally received reinforcements.
**Kuşatılmış** kale sonunda takviye aldı.
Parents often feel besieged by endless questions from their children.
Ebeveynler genellikle çocuklarının bitmeyen soruları karşısında kendini **kuşatılmış** hisseder.