¡Escribe cualquier palabra!

"bequeathing" en Turkish

miras bırakmakvasiyet etmek

Definición

Bir kişinin ölümünden sonra mal veya parasını vasiyet yoluyla bir başkasına bırakmasıdır. Genellikle resmi ve hukuki durumlardadır.

Notas de Uso (Turkish)

Yalnızca ölümden sonra miras veya vasiyet yoluyla mal bırakmak için kullanılır; günlük hediyeler için uygun değildir. 'bequeathing property' veya 'bequeathing a legacy' gibi yasal ifadelerle birlikte geçer.

Ejemplos

She is bequeathing her house to her daughter in her will.

Vasiyetinde evini kızına **miras bırakıyor**.

The artist was bequeathing his paintings to a museum.

Sanatçı, tablolarını bir müzeye **miras bırakıyordu**.

My grandfather is bequeathing his watch to me.

Dedem saatini bana **miras bırakıyor**.

By bequeathing his collection, Mark hoped to inspire future generations.

Mark, koleksiyonunu **miras bırakarak** gelecek nesillere ilham vermeyi umuyordu.

They ended up bequeathing a surprising amount to charity.

Sonunda, hayır işine beklenmedik bir miktar **miras bıraktılar**.

The letter talked about bequeathing wisdom, not just wealth.

Mektupta sadece servetin değil, bilginin de **miras bırakılması** konuşulmuş.