"bellicose" en Turkish
Definición
Kavga etmeye veya savaşmaya istekli ve saldırgan tavırda olan kişi, grup veya ülke için kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
"Bellicose" daha çok resmi, politik veya edebi bağlamlarda kullanılır; günlük, küçük tartışmalarda nadiren tercih edilir.
Ejemplos
The bellicose leader threatened to start a war.
**Savaşçı** lider savaş başlatmakla tehdit etti.
Her bellicose attitude made cooperation difficult.
Onun **kavgacı** tavrı işbirliğini zorlaştırdı.
Some animals are naturally bellicose towards others.
Bazı hayvanlar doğuştan **savaşçı**dır.
His bellicose remarks fired up the entire crowd.
Onun **savaşçı** sözleri tüm kalabalığı coşturdu.
She grew tired of his bellicose behavior during debates.
Tartışmalar sırasında onun **kavgacı** davranışlarından yoruldu.
That country’s bellicose stance worries its neighbors.
O ülkenin **savaşçı** tutumu komşularını endişelendiriyor.