"befallen" en Turkish
Definición
Genellikle kötü ya da istenmeyen bir olayın bir kişi veya topluluğun başına gelmesi anlamındadır.
Notas de Uso (Turkish)
Resmi ve edebi bir ifadedir; günlük konuşmada nadiren kullanılır. Yalnızca olumsuz (kötü) olaylar için uygundur.
Ejemplos
A great misfortune has befallen the city.
Büyük bir felaket şehirin başına **geldi**.
No one knows why such trouble befell him.
Kimse böyle bir bela neden onun başına **geldiğini** bilmiyor.
Many hardships have befallen the travelers.
Birçok zorluk seyyahların başına **geldi**.
He couldn’t believe the bad luck that had befallen his family.
Ailesinin başına böyle bir şanssızlık **geldiğine** inanamıyordu.
It’s amazing how much tragedy can befall a place in just a few years.
Bir yere yalnızca birkaç yılda bu kadar çok trajedinin **geldiğine** inanmak şaşırtıcı.
She tried to stay strong despite everything that had befallen her.
Başına gelen her şeye rağmen güçlü kalmaya çalıştı.