"bedeviled" en Turkish
Definición
Birine veya bir şeye uzun süre ya da tekrarlayarak sürekli sorun, sıkıntı veya karışıklık yaratmak.
Notas de Uso (Turkish)
Resmi ya da yazılı dille daha çok kullanılır. 'bedeviled by sorunlar' gibi kalıplaşmış ifadelerde geçer.
Ejemplos
The city has been bedeviled by traffic jams for years.
Şehir yıllardır trafik sıkışıklıklarıyla **başını ağrıtıyor**.
Her project was bedeviled by technical problems.
Projesi teknik sorunlarla sürekli **rahatsız edildi**.
The team felt bedeviled by constant setbacks.
Takım sürekli aksiliklerle **boğuşmakta** olduklarını hissetti.
We're bedeviled by paperwork every time we try to do anything official.
Her resmi iş yaptığımızda sürekli evrak işleriyle **uğraşmak zorunda kalıyoruz**.
The company has been bedeviled by rumors since the announcement.
Şirket, duyurudan bu yana söylentilerle **rahatsız edildi**.
For years, the project was bedeviled by lack of funding and clear leadership.
Projeye yıllar boyunca fon eksikliği ve liderlik belirsizliği **sürekli sorun çıkardı**.