"ascertained" en Turkish
Definición
Bir şeyi bilgi alarak veya araştırarak tam olarak öğrenmek ya da kesinleştirmek.
Notas de Uso (Turkish)
Resmi ve akademik ortamlarda tercih edilir; özellikle 'nedeni tespit etmek' gibi durumlarda kullanılır. Günlük dilde 'bulmak' veya 'öğrenmek' daha yaygındır.
Ejemplos
The cause of the fire was ascertained by the investigators.
Yangın nedeni, araştırmacılar tarafından **tespit edildi**.
We ascertained that the package arrived on time.
Paketin zamanında geldiğini **tespit ettik**.
Her identity was finally ascertained after several checks.
Birkaç kontrolden sonra kimliği nihayet **tespit edildi**.
It hasn't yet been ascertained whether the new policy is effective.
Yeni politikanın etkili olup olmadığı henüz **tespit edilmedi**.
After some research, we ascertained the real reason for the delay.
Biraz araştırmadan sonra, gecikmenin asıl nedenini **tespit ettik**.
The facts must be ascertained before making any decisions.
Herhangi bir karar vermeden önce gerçekler **tespit edilmelidir**.