"ascendancy" en Turkish
Definición
Bir kişinin veya grubun başkaları üzerinde güç, etkisi ya da kontrolü olduğu durum; baskın veya egemen pozisyon.
Notas de Uso (Turkish)
Resmi veya akademik bir dildir. Çoğunlukla 'gain ascendancy', 'maintain ascendancy over' gibi kalıplar ile kullanılır; fiziksel yükselme anlamı taşımaz.
Ejemplos
The company gained ascendancy in the market after releasing its new product.
Şirket, yeni ürününü piyasaya sürdükten sonra pazarda **üstünlük** elde etti.
The king's ascendancy was challenged by rival nobles.
Kralın **egemenliği**, rakip soylular tarafından tehdit edildi.
She struggled to maintain her ascendancy over the team.
Takım üzerindeki **üstünlüğünü** sürdürmekte zorlandı.
For decades, that political party held ascendancy in the city council.
Onlarca yıl boyunca o siyasi parti belediye meclisinde **egemenlik** sahibiydi.
Their team's early lead gave them ascendancy throughout the match.
Takımlarının erken liderliği, maç boyunca onlara **üstünlük** sağladı.
The internet's ascendancy has transformed how we communicate and do business.
İnternetin **egemenliği**, iletişim ve iş yapış şeklimizi dönüştürdü.