"aloud" en Turkish
Definición
Bir şeyi sessizce değil, diğerlerinin duyabileceği şekilde yapmak demektir.
Notas de Uso (Turkish)
Genellikle 'yüksek sesle oku', 'yüksek sesle söyle' gibi ifadelerde kullanılır. 'Yüksek sesle' ve 'açıkça' bazen birbirinin yerine geçebilir.
Ejemplos
Please read this story aloud to the class.
Lütfen bu hikayeyi sınıfa **yüksek sesle** oku.
He spoke aloud so everyone could hear him.
Herkes duyabilsin diye **yüksek sesle** konuştu.
Don't say the answer aloud yet.
Cevabı henüz **yüksek sesle** söyleme.
I accidentally thought aloud during the meeting.
Toplantıda yanlışlıkla **yüksek sesle** düşündüm.
If you practice reading aloud, your pronunciation will improve.
**Yüksek sesle** okuma pratiği yaparsan telaffuzun gelişir.
She laughed aloud when she read the joke.
Fıkrayı okuyunca **yüksek sesle** güldü.