"alienate" en Turkish
Definición
Birini gruptan dışlanmış veya yalnız hissettirmek; birinin aidiyet duygusunu kaybetmesine sebep olmak.
Notas de Uso (Turkish)
Duygusal veya sosyal olarak uzaklaştırmayı anlatır, fiziksel uzaklığı değil. 'Arkadaşını yabancılaştırmak', 'müşteriyi uzaklaştırmak' gibi ifadelerde sıkça kullanılır.
Ejemplos
His rude comments alienated his coworkers.
Onun kaba yorumları iş arkadaşlarını **yabancılaştırdı**.
Be careful not to alienate your friends.
Arkadaşlarını **yabancılaştırmamaya** dikkat et.
The policy changes alienated many supporters.
Politika değişiklikleri birçok destekçiyi **yabancılaştırdı**.
If you keep ignoring her, you might alienate her for good.
Onu görmezden devam edersen, onu tamamen **uzaklaştırabilirsin**.
The new manager's strict rules alienated the entire team.
Yeni müdürün katı kuralları tüm ekibi **yabancılaştırdı**.
I didn't mean to alienate anyone with my comment.
Yorumumla kimseyi **yabancılaştırmak** istememiştim.