"ahead of your time" en Turkish
Definición
Bir kişinin ya da fikrin, yaşadığı çağda yaygın olandan çok daha ileride veya yenilikçi olmasını ifade eder.
Notas de Uso (Turkish)
Genellikle mucitler, sanatçılar ya da düşünürler için övgü olarak kullanılır. Bazen çağdaşları tarafından anlaşılamamış veya değer görmemiş olabileceği ima edilir.
Ejemplos
Some scientists were ahead of their time and only became famous after they died.
Bazı bilim insanları **zamanlarının ilerisindeydi**, ölümünden sonra ünlü oldular.
Her ideas about energy were really ahead of her time.
Onun enerjiyle ilgili fikirleri gerçekten **zamanının ilerisindeydi**.
This invention was ahead of its time and people didn’t understand it.
Bu icat **çağının ötesindeydi** ve insanlar bunu anlamadı.
You’re definitely ahead of your time with those fashion choices!
Bu moda seçimlerinle gerçekten **zamanının ilerisindesin**!
He was ahead of his time, so people thought he was strange back then.
O **zamanının ilerisindeydi**, bu yüzden insanlar onu eskiden tuhaf buluyordu.
Sometimes, being ahead of your time means you have to wait for the world to catch up.
Bazen, **zamanının ilerisinde olmak**, dünyanın sana yetişmesini beklemek demektir.